TBMM, Türkiye’deki Suriyelilerin röntgenini çekti

Taslak raporda, Türkiye’deki Suriyelilerin durumu da mercek altına alındı

TBMM, Türkiye’deki Suriyelilerin röntgenini çekti

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde oluşturulan Mülteci Hakları Alt Komisyonu hazırladığı raporla Türkiye’deki Suriyelilerin röntgenini çekti. Raporda, Türkiye’nin üzerine düşen tüm görevleri yerine getirdiği, Avrupa’nın da sözünde durarak, mutabakatın hükümlerine uyması gerektiği vurgulandı.

AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu başkanlığında kurulan ve 6 Ocak 2016’da çalışmalarına başlayan Mülteci Hakları Alt Komisyon taslak raporunu hazırladı. 269 sayfalık taslak rapor üyelerin görüş ve önerilerine sunuldu. Gelen öneriler doğrultusunda rapora son şekli verilecek. Taslak raporda, Türkiye’deki Suriyelilerin durumu da mercek altına alındı.

TÜRKİYE’DEKİ SURİYELİLERİN YÜZDE 50’Sİ 0-18 YAŞ ARALIĞINDA

Türkiye’ye ilk Suriyeli göçünün 2011 yılında başladığı hatırlatılan raporda, Türkiye’deki Suriyelilere ilişkin son rakamlara yer verildi. Raporda, “Türkiye’de 28 Aralık 2017 itibariyle 3.424.237 Suriyeli bulunmaktadır. Suriyelilerin, 1.852.563’ü erkek ve 1.571.674’ü kadındır. Yaş dağılımına bakıldığında, göçmenlerin yaklaşık %50’sini 0-18 yaş aralığındakiler; %45’ini 18-60 yaş aralığındakiler ve %5’inin 60 yaşın üstündekiler oluşturmaktadır” denildi.

EN ÇOK SURİYELİ İSTANBUL’DA, KİLİS’TE YERLİ NÜFUSTAN ÇOK

Raporda, Türkiye’de bulunan Suriyelilerin, yaklaşık 235 binin 21 geçici barınma merkezinde yaklaşık 3.2 milyon Suriyelinin ise Türkiye’nin 81 ilinde yaşadığı ifade edildi. Raporda, “Suriyelilerin hangi kentlerde yoğunlaştıklarına bakıldığında, 517.697 göçmenle ilk sırayı İstanbul almaktadır. Bunu sırasıyla, Şanlıurfa (448.975), Hatay (426.278), Gaziantep(342.442), Mersin(173.191), Adana(164.590), Kilis (129.063), Bursa(127.295), İzmir(118.650), Kahramanmaraş(96.251) ve diğer iller izlemektedir” denildi.

Raporda, Suriyeli sığınmacıların nüfusa nazaran en yoğun olduğu ilin de Kilis olduğu kaydedildi. Rapora göre; Kilis'te yaşayan 124 bin 481 Suriyeli sığınmacı, yerli nüfusun %95 oranına tekâmül etmekte. Kilis’i yerli nüfusa oran açısından %24 ile Hatay, yüzde 21 ile Şanlıurfa, yüzde 16 ile Gaziantep illeri takip ediyor.

TÜRKİYE GÖREVİNİ YERİNE GETİRDİ AVRUPA DA SÖZÜNDE DURMALI

Raporda, Türkiye ile AB arasında 18 Mart 2016’de gerçekleştirilen Türkiye-AB Zirvesi’nde alınan kararlar doğrultusunda Ege’de düzensiz göçün kontrol altına alındığı, önemli oranda göçmenlerin hayatını kaybetmesinin de önüne geçildiği kaydedildi. Raporda, “Mutabakat öncesinde Ege’de hayatını kaybeden düzensiz göçmen sayısı 2015 yılında 279, 2016 yılının ilk 3 ayında 173 iken, mutabakat sonrası 2016 yılı Nisan ayı itibarıyla Ege denizinde hayatını kaybeden göçmenlerin sayısı oldukça düşük seviyelere gerilemiş, Nisan-Aralık 2016 tarihleri arasında 19 göçmen hayatını kaybetmiştir. 18 Mart mutabakatı çerçevesinde 2017 ilk 6 ayında geri alınan göçmen sayısı 1073, aynı dönemde Avrupa’ya yerleştirilen Suriyeli sayısı 4928 olmuştur ve yerleştirilen Suriyelilerin tespiti doğrudan İçişleri Bakanlığı tarafından yapılmıştır. ‘1-1’ kuralı olarak da isimlendirilen bu uygulama, insani mağduriyetlere son verilmesi, çocukların denizlerde kaybolup gitmesini önlemek için bir tedbirdir ve bu açıdan başarılı olmuştur, Ege’de ölümler bitme noktasına gelmiştir” denildi. Raporda Türkiye’nin kıyılara vuran bebek cesetlerinin olmaması için üzerine düşen tüm görevleri yerine getirirken, Avrupa’nın da sözünde durarak, mutabakatın külfet paylaşımı, yeniden yerleştirme ve vize serbestisi hükümlerine uyması gerektiği vurgulandı.

OKULLAŞMA ORANI YÜZDE 62 SEVİYELERİNDE

Göçmenlerin; eğitime erişiminin uyumları açısından önemli olduğu vurgulanan raporda, eğitimden mahrum kalmanın, uyum sağlama oranını ve beraberinde riskleri arttırdığını kaydedildi. Türkiye’de 2017 yılının Kasım ayı itibariyle eğitim çağındaki Suriyeli çocuk sayısının 976.200 olduğu kaydedilen raporda, “Bu çocukları, 333.000’i devlet okullarında ve 305.000’i geçici eğitim merkezlerinde okullaştırılmıştır. Okullaştırılan çocuk sayısı toplamda yaklaşık 638.000’dir. Okullaşma oranı %62 seviyelerindedir. En yüksek okullaşma oranları ilkokulda (%95) gözlemlenirken, ortaokul ve lise seviyesinde düşmektedir” ifadeleri yer aldı.

25 BİN DERSLİĞE 10 BİN OKULA İHTİYAÇ VAR

Eğitim faaliyetlerine Suriyeliler için oluşturulan Geçici Eğitim Merkezlerinde (GEM) ve devlet okullarında devam devam edildiği ifade edilen raporda, GEM’lerin kademeli olarak kapatarak, Suriyelilerin Türk okullarında eğitim görmeleri sağlanmaya çalışıldığı ifade edildi. Raporda, “Bu sürecin imkanlar doğrultusunda mümkün olduğunca kısaltılması hedeflenmelidir. Bu hedef için yaklaşık 25.000 dersliğe yani 10 bin yeni okula ihtiyaç vardır. Şunu net ifade etmek gerekir ki; Finlandiya, Danimarka, Norveç gibi ülkelerin öğrenci çağı nüfusundan fazla bir sayıda Suriyeli çocuğun bulunduğu ülkemizde kısa sürede yüksek oranda okullaşmaya ulaşılması önemli bir başarıdır.

MÜFREDATA GÖÇ, GÖÇMENLİK, MÜLTECİ SIĞINMACI HUSUSLARI EKLENMELİ

Suriyeli öğrenciler okuldaki akranları tarafından çok küçük münferit olaylar dışında kabullenilmektedir. Bu kabullenmenin artması ve olumsuzluğa dönmemesi için ders müfredatlarında göç, göçmenlik, mülteci, sığınmacı hususları eklenmelidir. Empatinin sağlanması ve öğrencilerin kabulü uyumu hızlandıran önemli bir adımdır. “

SURİYELİLERİN SINAVSIZ ÜNİVERSİTEYE GİRDİKLERİ GERÇEK DEĞİL

Türkiye’de bulunan üniversitelerde ön lisans, lisans ve yüksek lisans eğitimi almakta olan Suriyeli öğrenci sayısının 2017 yılı itibariyle yaklaşık 19 bin olduğu belirtilen raporda, Suriyelilerin Türkiye’de bulunan yaklaşık 130.000 yabancı uyruklu üniversite öğrencilerinin yaklaşık %12’lik bir kısmına tekabül ettiği ifade edildi. Raporda, Suriyeli akademisyenlerin Yüksek Öğretim Kurumu’nun izni ve kontrolü ile üniversitelerde çalışabildiği, üniversitelerde bulunan Suriye uyruklu okutman, öğretim görevlisi ve öğretim üyesi sayısının ise 331 olduğu kaydedildi.

SURİYELİLERİN SAĞLIĞA ERİŞİMİ

Raporda, Türkiye genelinde 2017 yılı sonu itibariyle Suriyelilerin tedavileri kapsamında yaklaşık 32 milyon poliklinik hizmeti verildiği; 1 milyon 300 bin yatan hasta tedavi edildiği, 1 milyon 100 bin ameliyat gerçekleştiği ifade edildi. 2017 yılı Eylül sonu itibariyle Türkiye’de doğmuş Suriyeli bebek sayısının 276.158 olduğu kaydedilen raporda, geçici koruma altındaki Suriyelilerin nüfus hareketleri bireylerin koruyucu sağlık durumlarını takip açısından çeşitli sorunlara yol açtığı da belirtildi.

ORTADOĞU’YA YAPILAN İHRACATTA CİDDİ ARTIŞ

“Suriyeli mültecilerin Türkiye’deki iktisadi etkilerine dair bugüne kadar yapılan araştırmalar büyüme üzerinde pozitif, etkisi olduğunu gösteriyor” denilen raporda, 2015 yılında gayrisafi yurt içi hasılaya yüzde 0,5 ila yüzde 1,7 oranında katkı sağladığının düşünüldüğü ifade edildi. Raporda, Türkiye’ye sığınan Suriyelilerin beraberinde pazar ilişki ağlarını da taşımaları neticesinde özellikle güneydoğudaki illerinden Ortadoğu’ya yapılan ihracatta ciddi bir artış görüldüğü ifade edilerek şu bilgilere yer verildi:

”Kahramanmaraş’ta Suriyeli işadamı şehirde en çok ihracat yapan firmalar arasında 7. sıraya yükselmiştir. 99’u Suriyeli olmak üzere 250 kişiyi istihdam eden fabrika ülke ekonomisine katkı sunmaktadır. Balıkesir'in Marmara ilçesinde, Türk ortağıyla mermer fabrikası işleten Suriyeli iş adamı Suudi Arabistan, Cezayir, Fas, İsrail, Dominik Cumhuriyeti ve ABD'ye mermer ihraç ediyor. Suriye'de uzun yıllar ham deri ticareti yapan işadamı, iç savaştan kaçarak geldikleri Türkiye'de yaklaşık 60 milyon liralık yatırımla Uşak’ta 4 deri işleme tesisi işletiyor. Bu örnekler çoğaltılabilir. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği verilerinden Türkiye'de yabancı sermaye statüsü ile kurulan 8 bin 100 Suriyeli şirket bulunduğunu, bu şirketlerin de toplam istihdamının 100 bin kişiye yaklaştığını anlaşılmaktadır. Geçici Koruma altındaki Suriyelilerin Türkiye’de büyük yatırımlara imza attıkları görülmektedir.”

6 YILDA YAKLAŞIK 30 BİN SURİYELİYE VATANDAŞLIK VERİLDİ

Raporda, son 6 yılda yaklaşık 30.000 Suriyelinin vatandaşlığa geçişinin gerçekleştiği ifade edilerek, “Suriyelilerin yaklaşık 10.000 kadarı bir Türk anne ve/veya babadan olduğu için veya evlenme yoluyla vatandaşlık almıştır. Bu konuyu spekülatif malzeme yapanların gelişmiş ülkelere doğru akışı yada kaçışı gözden kaçırmamaları gerekir. Özellikle Almanya vasıflı mültecilere ikincil koruma başta olmak üzere daimi statü ve vatandaşlık verme konusunda açık davrandığı için 267.500’den fazla vasıflı Suriyelinin Almanya’ya kabul edilip daha doğrusu devşirilip yaşama karıştığı Avrupa İstatistik Ofisi/Eurostat rakamlarından anlaşılmaktadır” denildi.

SURİYELİLERİN ÖNEMLİ BİR KISIMINA VATADAŞLIK VERİLDİĞİ ŞEHİR EFSANESİ

Raporda, vatandaşlık konusunda referandum önerilerine ‘hukuk devletinde temel hak ve özgürlüklerin referandum yapılmaması esastır’ gerekçesiyle karşı çıkılırken, geçici koruma altında Türkiye’de bulunan 3.4 milyon Suriyelinin vatandaşlığa alınması gibi bir durumun söz konusu olmadığı da kaydedildi. Raporda, “Ülkemizde yaşayan Suriyelilerin %1’inin vatandaşlık aldığı ortada iken, Türkiye’de bulunan Suriyelilerin çok önemli bir kısmına vatandaşlık verildiği haberleri, şehir efsanesi olmanın ötesine geçmemektedir” değerlendirmesi yapıldı.

TÜRKİYE’DE DOĞAN SURİYELİ BEBEKLER VATANSIZ STATÜSÜNDE KALMASIN

Türkiye’de 250.000’den fazla Suriyeli bebek doğduğu kaydedilen Raporda, Türkiye’de doğmuş olan Suriyeli çocukların vatansız statüsünde kalmasının, kayıp bir neslin oluşması anlamına geleceği, bu kapsamda, Türkiye’de doğmuş olan Suriyeli çocuklara vatandaşlık verilmesi konusunda etki analizini içeren bir çalışma yapılıp, sonucuna göre mevzuat düzenlemesine gidilebileceği vurgulandı.

SURİYELİLERLE İLGİLİ DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR

Raporda, “Suriyeli mültecilerle ilgili doğru bilinen yanlışlar” başlığı altında da şu bilgilere yer verildi:

Yanlış: Suriyeliler istediği üniversiteye sınavsız giriyor.

Doğrusu: Suriyeli öğrenciler için özel bir düzenleme yok. Suriyeli öğrenciler, diğer yabancı uyruklu öğrenciler gibi ‘Türkiye Burslarının’, Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavının’ veya yatay geçişin gereklerini sağlamadan üniversitelere giremezler.

Yanlış: Suriyeli öğrencilerin ‘tamamına’ devlet bütçesinden karşılıksız burs veriliyor.

Doğrusu: Sadece Yurt Dışı Türkler Başkanlığına ‘Türkiye Bursları’ üzerinden başvuru yapan ve başarı başta olmak üzere belirli kriterleri karşılayan diğer ülkelerden gelen öğrencilerde olduğu gibi sınırlı sayıdaki Suriyeli öğrenciye burs verilmektedir.

Yanlış: TOKİ tarafından yapılan Sosyal konutlar Suriyelilere bedava veriliyor

Doğrusu: TOKİ’den sosyal konut alabilmenin ilk şartı T.C. vatandaşı olmaktır. Suriyeliler Türk vatandaşı olmadıkları için TOKİ’den bedava değil parayla bile sosyal konut alamazlar.

Yanlış: Suriyeliler araçları için MTV ödemiyor.

Doğrusu: Türkiye’den araç satın alan veya kendi aracını Türkiye’ye getiren Suriyeliler kayıt yaptırarak Türkiye’den plaka almak zorundadırlar. Ayrıca bu araçları için motorlu taşıtlar vergisi ödemekle, sigorta ve fenni muayene gibi işlemleri yaptırmakla yükümlüdürler.

Yanlış: Suriyeliler seçimlerde oy kullanıyor

Doğrusu: Türkiye’de yapılan seçimlerde ve halk oylamalarında oy kullanabilmek için ilk şart Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olmaktır. Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olmayan biri seçimlerde asla oy kullanamaz. Hiçbir yabancının seçimlerde oy kullanma hakkı yoktur.

Yanlış: Suriyelilere maaş bağlanıyor.

Doğrusu: Suriyelilere maaş bağlanılması söz konusu değil. Belli şartları taşıyan tüm sığınmacılara AB katkısı ile finanse edilen bütçeden aylık 120 TL yardım yapılmaktadır. Bakıma muhtaç engelli, yetim, öksüz çocuğun bulunan ve kadınlar tarafından geçimi sağlanan (çalışma çağında erkek olmayan) aileler bu yardımdan yararlandırılmaktadır. Kasım 2016’da başlayan Sosyal uyum yardımı ile temel insani ve yaşamsal ihtiyaçların karşılanması hedeflenmektedir.

Kaynak: https://tr.sputniknews.com/turkiye/201801181031873614-tbmm-turkiye-suriyeliler-rontgenini-cekti/

Anahtar Kelimeler:
Suriyeliler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.