Kızılay Başkanı: Türkiye içinde Suriyelilere yönelik faaliyetlerimizin tamamını dış fonlarla sağlıyoruz

Kerem Kınık, “Gerçekçi olalım, iyi şartlar altında Suriyelilerin yarısı gitse de yarısı burada kalır. Zorla gönderilmemeliler. Buna başta biz karşı çıkarız. 1.3 milyon Suriyeliye Kızılay Kart aracılığıyla aylık 120 TL veriyoruz” dedi

Kızılay Başkanı: Türkiye içinde Suriyelilere yönelik faaliyetlerimizin tamamını dış fonlarla sağlıyoruz

Kızılay Başkanı Kerem Kınık ile Suriyeli sığınmacılarla ilgili tartışmaları Gazete Habertürk'ten Kübra Par'a değerlendirdi. Kerem Kınık ‘Suriyeliler zorla gönderilmemeli buna başta biz karşı çıkarız’ diyor:

“Dünyanın en büyük, en yaygın sosyal güvenlik sistemini çalıştırıyoruz. 1.3 milyon Suriyeliye Kızılay Kart aracılığıyla nakit destek sağlıyoruz. Kişi başı aylık 120 lira veriliyor. Yüzde yüzünü Avrupa Birliği fonluyor.

5 nüfuslu bir aileye ayda 600 lira nakit desteği veriyoruz. Hastanelerde ücretsiz tıbbi bakım ve ilaç alıyorlar. Onlara neredeyse bir hayat sigortası veriyoruz. Özel sektörde de çoğu kayıt dışı çalışıyor. Ama biz buna “esnek istihdam” diyoruz ve bu olmazsa, özel sektörde istihdam imkânları yok. Kızılay Kart’la temel desteği sağlıyoruz, aileden 2-3 kişi de çalışınca bu insanlar geçiniyor.

Yaklaşık 4 yıldır Avrupa Birliği’nin Suriye’ye yönelik fonlarını kullanıyoruz. Kamp içinde daha önce AFAD ile birlikte yürüttüğümüz Kızılay Kart programımız vardı, o devam ediyor. Ama son dönemde yüklü fonlar almaya başladık. 1.5 yıl önce 350 milyon Euro’luk bir fon aldık. Geçen sene sonunda 650 milyon Euro’luk bir başka fon imzaladık. Bunun dışında UNICEF ile beraber 250 bin Suriyeli çocuğun okula teşviki için düzenli okul bursu veriyoruz. Bunun fonunu da tamamen AB sağlıyor. Türkiye içinde Suriyelilere yönelik yaptığımız faaliyetlerimizin tamamını dış fonlarla sağlıyoruz.

Sivil bir insani yardım aktörü olarak, bir gün bu dönüş olacaksa, insanların gerçeklerle yüzleşmiş, yani gönüllü olarak bu dönüşü gerçekleştirmeleri gerektiğini düşünüyorum. Kesinlikle zorlamayla olmamalı, buna başta biz karşı çıkarız. Zaten uluslararası insancıl hukuk açısından da böyle olmalı. Dünyadaki 65 milyon mülteciye baktığımızda, bu mültecilerin kendi ülkeleri dışında geçirdikleri sürenin ortalama 17 yıla çıktığını görüyoruz. Çatışmaların uzaması göç hareketinin tersine gerçekleşmesini engelliyor. Türkiye’deki Suriyelilerin maruz kaldığı ihlaller, katliamlar unutulur gibi değil. En az 600 bin sivilin öldürüldüğü bir krizden bahsediyoruz. Ayrıca dönecek evlerinin olmaması dönüşü zorlaştırıyor. Zaman zaman araştırma yapıyoruz. “Güvenlik sağlanırsa, döndüğümde artık çoluğumun çocuğumun geleceğinden emin olabileceksem, hemen dönerim” diyen yüzde 60’lık bir kitle var.

Bu resmi bir araştırma değil. Toplum merkezlerimizdeki görüşmelerde aldığımız veriler sonucunda, Suriyelilerin yarısından fazlasının uygun şartlarda dönebileceğini ifade ettiğini söyleyebilirim.

Suriyeliler buraya geleli 7 yıl oldu. Bu 7 yılda yeni çocukları dünyaya geldi. 270 bin bebek doğdu, evlendiler, iş buldular. Bazıları yerleşti ve Suriye’deki kriz de kısa vadede çözülecek gibi durmuyor.

Gerçekçi bir perspektifle yarısının iyi şartlar altında dönmek isteyeceğini ama yarısının burada kalacağını düşünüyorum.

Suriyeliler arasındaki suç oranlarına baktığımızda, Türkiye’de kendi toplumumuzdaki suç oranlarının aşağı yukarı yarısı olduğunu görüyoruz; bizde yüzde 3, Suriyeliler’de ise yüzde 1.3’e yakın bir oran var. Bu da burada dikkatli olmaya çalıştıklarını, bir otokontrol mekanizmasına sahip olduklarını gösteriyor. Sokaklarda, turizm alanlarında, insanları rahatsız edecek görüntüler oluşturmamaya gayret ediliyor. Türkiye’nin yüklendiği fedakârlığın farkındalar.

Aslında önce, “Türkiye’de kimler kalıyor?” demek lazım. “3.5 milyon Suriyeliye ev sahipliği yapıyoruz” ifadesi bazı gerçekleri örtüyor. Türkiye’de, yaklaşık yüzde 75’i kadın, çocuk ve 65 yaş üstü olan Suriyeliler yaşıyor. Yani bakıma muhtaç olan kesim. Bunların ailelerinin bir kısmı Suriye’de savaşıyor. 3 aile burada, başında ailesi reisi olarak bir erkek var. Diğer 2 ailenin erkeği Suriye’de savaşıyor. Bu erkek de kalanların geçimini sağlamak için burada duruyor. Bazen, “Erkek Suriyeliler gitsin, ülkelerinde savaşsın” deniliyor. Bu ifadeleri kullanmadan önce sosyal dokuyu iyi anlamak lazım. Türkiye’den Avrupa’ya giden Suriyeliler, seçilerek götürüldü. Mesleği olanlar, belirli etnik gruplar, belirli aileler ve belirli IQ seviyesindekiler gitti.

Türkiye, bu hadiseye bir varlık olarak bakmadı; “Kimsin, mesleğin ne, kaç yabancı dil biliyorsun?” demedi. Ağlayanı içeriye aldı.”

Kaynak: http://www.haberturk.com/kizilay-baskani-kerem-kinik-tan-suriyeli-siginmacilar-aciklamasi-1861833

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.