beraberce Güz Akademisi ikinci haftasında “Mekân ve Cinsiyet Meselesi” tartışıldı

Atölyenin konuşmacı katılımcıları, akademisyen Gül Köksal ve Havle Kadın Derneği’nden Selma Şirin, Şefika Özer oldu

beraberce Güz Akademisi ikinci haftasında “Mekân ve Cinsiyet Meselesi” tartışıldı

beraberce Derneği’nin beraberalan kapsamında düzenlediği beraberce Güz Akademisi 23 Ekim-27 Kasım tarihleri arasında her salı akşamı saat 18.30-21.00 saatleri arasında Taksim’de bulunan Goethe Enstitüsü’nde devam ediyor. “Mekân/Diyalog/Hatırlama” başlığıyla gerçekleşen Güz Akademisi’nin ikinci haftasında “Mekân ve Cinsiyet Meselesi” tartışıldı.

Doğuş Şimşek’in moderatörlüğünde gerçekleşen atölyenin konuşmacı katılımcıları, akademisyen Gül Köksal ile Havle Kadın Derneği’ni temsilen katılan Selma Şirin ve Şefika Özer oldu.

Gül Köksal, “Mekân Üzerinden Toplumsal Cinsiyet Tartışmaları” alt başlığıyla yaptığı sunumda, modernleşme süreçlerinde ulus devletlerin mekânlar üzerinden kadınlara biçtiği role değindi. Gül Köksal, sunumunun devamında şunları kaydetti: “Mekân kurma üzerinden toplumsal cinsiyet yapılandırmasına karşı hareketler olarak neyi tartışabiliriz dersek, örneğin 1860-1930 yılları arasında Ütopyacı Sosyalist Feminist’lerin yarattığı çevrelerde başka bir şekilde tasarlanıyordu. Mesela evlerin içinde mutfak yoktu. Bu çevrelerde ortak mutfaklar, çamaşırhaneler ve çocuk bakım evleri yer alıyordu. Kadınların evlere bağlanmasını gerektirecek tüm nedenler ortadan kaldırıldığı için mekânlar da buna uygun biçimlerde düzenleniyordu”.

Havle Kadın Derneği’nden konuşmacılar Şefika Özer ve Selma Şirin ise “Müslüman Kadının Mekânı, Neyi Farklı Neyi Aynı” başlığıyla yaptıkları sunumlarda, patriarkal aklın karşısında uğradıkları tahakkümün ve baskının nereden geldiğini ayırma güçlülüğünün kesişimsel yansımalarından bahsetti. Sunumlarının devamında şunları kaydettiler: “Hem Müslüman hem de kadın olmamız üzerinden uğradığımız çifte ayrımcılık konuları var. Müslüman olmayan ya da seküler olmayan kadınlarla da kesişen noktalar olduğunu görüyoruz. Tecrübelerin farklılığı bize bir ayrıştırma ve ezilmişliğimizi kıyaslama şeklinde dönmemeli. Baskının ve tahakkümün geldiği noktaların aslında aynı olduğunu fark edip ona karşı birlikte güçlü bir şekilde savaşmayı öğretmeli. Farklı sınıflara, dinlere mensup kadınlar, birbirleriyle dayanışarak patriarkaya karşı durmalı”.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.