beraberce Güz Akademisi başladı

beraberalan/Güz Akademisi’nin ilki 23 Ekim Salı akşamı Taksim’de bulunan Goethe Enstitüsü’nde gerçekleşti

beraberce Güz Akademisi başladı

beraberce Derneği, “Mekân/Diyalog/Hatırlama” başlığıyla gerçekleştireceği 6 haftalık beraberalan/Güz Akademisi’nin ilkini 23 Ekim Salı akşamı Taksim’de bulunan Goethe Enstitüsü’nde gerçekleştirdi.

Hafıza ve vicdan mekânlarıyla ilgili çalışmalar yürüten ya da yürütmeye istekli lisans ve lisansüstü öğrencilere yönelik gerçekleşen atölyelerin ilk haftasında “Mekân, Hatırlama ve Unutma” başlığı tartışıldı.

beraberce Derneği’nden Berfin Azdal’ın moderatörlüğünde gerçekleşen ilk haftaki oturuma konuk olan konuşmacılar, beraberce Derneği direktörü Ayşe Öktem, araştırmacı-yazarlar Namık Kemal Dinç ve Adnan Çelik oldu.

beraberce Derneği direktörü Ayşe Öktem “Neden beraberalan?” alt başlığıyla yaptığı konuşmada, “hatırlamak” için yeni konseptlerin geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Konuşmasının devamında şunları kaydetti: “Sürekli bir unutma durumunu yaşıyoruz ve hatırladığımızda da son derece militarist söylemlerle hatırlıyoruz. İşte, ‘Kanı yerde kalmayacak!’, ‘Hesabını soracağız!’ gibi. Hatırlarken öyle momentler katıyoruz ki ‘hatırlamamız’ bir barışmayı öngörmüyor. Hatırlamamız, intikam içeren bir hatırlama. İntikamı düşünürsek barışı kuramayız.”

Araştırmacı-yazar Namık Kemal Dinç ise hafızanın değişken-dinamikleri ve kendine özgü süreçleri olduğunu ifade ederek konuşmasının devamında şunları aktardı: “Modern devlet, tarihi bize anlatırken daha doğrusal bir çizgide anlatıyor. Oysa toplum genelde böyle işlemez. Özellikle geçmiş toplumlara, modern öncesi toplumlara baktığımızda daha döngüsel, helezoni bir tarih anlayışının hâkim olduğunu görürüz ki aslında hafızada hala bunun öğelerinin taşındığını ifade etmek gerekir. Hafıza, kolektif kimliklere uymayan gruplarda daha güçlü, dolayısıyla aslında bir direnç noktası olarak da karşımıza çıkıyor.”

Araştırmacı-yazar Adnan çelik ise yaptığı konuşmada şunları ifade etti: “Dünyada, özellikle Sovyetlerin yıkılışından sonra yeni kimlik politikalarının etkisi Diyarbakır-Sur’a yansıdı. Kentin farklılıklarından arındırılmış kimliğini geri çağırmak, o kentin yer yer nostalji, yer yer geçmişteki yapısal eşitsizliklerini ve şiddeti görmeden daha çok idealleştirmeye dayalı bir hatırlamayla anan, ama bir şekilde hafızanın yeniden uyanmasını sağlayan bir pratikler zincirlenmesi gerçekleşti”.

23 Ekim – 27 Kasım 2018 tarihleri arasında, her hafta Salı akşamları saat 18.30-21.00 arasında gerçekleşecek olan atölyelerin 2. haftasında 30 Ekim günü “Mekân ve Cinsiyet Meselesi” konuşulacak. 
Moderatörlüğünü Doğuş Şimşek'in yapacağı atölyede Gül Köksal, Selma Şirin ve Şefika Özer de konuşmacı olacak.

Anahtar Kelimeler:
Beraberalan
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.